Eğitici Masallar

Renklerin Kaybolduğu Şehir

📅 👁 145 görüntülenme 🕑 3 dk okuma
Renklerin Kaybolduğu Şehir
Lina her sabah penceresinden dışarı bakmayı çok severdi. Şehrin renkleri güneşle yarışır, sokaklar sanki gökkuşağından kesilmiş parçalar gibi parlar, herkes mutlu uyanırdı.
Ama o sabah… bir şey yanlıştı.

Gökyüzü gri değildi ama sanki hafif tozla kaplıydı.
Ağaçlar solgun görünüyordu.
Evlerin mavi, sarı, kırmızı boyaları neredeyse aynı tonda… solgun gri.

Lina gözlerini ovuşturdu.
— “Neler oluyor? Şehrin renkleri nereye gitti?”

Sokağa çıktığında herkes şaşkındı.
“Dün çok canlıydı her şey, bugün neden böyle?”
“Çocuklar bile parkta oynamıyor…”

Lina’nın kalbi sıkıştı.
Renkleri geri getirmesi gerektiğini hissetti.

Şehrin en yaşlı bilgesi ona şöyle dedi:
— “Renklerin kaynağı Renk Kuyusudur. Orası kuruduğunda, şehir de solar. Çünkü renkler ancak insanların içindeki iyilikten beslenir.”

Lina şaşırmıştı.
— “Peki ben ne yapabilirim?”

Bilge gülümsedi.
— “Üç görevi tamamlayan her çocuğun kalbi renklerle dolar. Renkler geri döner.”

1. Görev – Paylaşım Pınarı

Renk Kuyusu’na giden yolun ilk durağı Paylaşım Pınarı’ydı. Ancak pınarın önünde çocuklar kavga ediyordu.
Oyuncaklarını paylaşmak istemiyor, sıraya girmekten kaçınıyorlardı.

Lina yanlarına yaklaştı.
— “İsterseniz oyuncağımı kullanabilirsiniz. Sonra sizde kalabilir, ben yenisini bulurum.”

Çocuklar şaşırdı.
Paylaşımın nasıl hissettirdiğini görünce herkes oyuncaklarını sırayla vermeye başladı.

Pınardan renkli su fışkırdı.

2. Görev – Sabır Bahçesi

Bahçedeki çiçekler kurumuştu. Çünkü çocuklar tohum eker ekmez çiçeklerin anında açmasını bekliyordu.
“Çabuk olsun!”
“Niye hâlâ büyümedi?”

Lina onların yanına diz çöktü.
— “Sabır da bir renk ister. Hadi tohumlara masal anlatalım, bekleyelim.”

Herkes birlikte toprağın başında bekledi.
Bir süre sonra ilk filiz çıktı… ardından bir tane daha…
Bahçe gökkuşağına döndü.

3. Görev – Dostluk Feneri

Son görevde, şehir fenerinin sönük olduğunu gördüler.
Çünkü bazı çocuklar kavgalıydı.
Küslük karanlık doğuruyordu.

Lina iki arkadaşın yanına gitti:
— “Birbirinizi seviyorsunuz ama bir yanlış anlamadan dolayı üzgünsünüz. Hadi konuşun.”

Çocuklar barışınca fener parladı ve şehrin üzerinde renkli bir ışık yayıldı.
Renkler geri geldi.
Gökyüzü sanki yeniden doğmuştu.

Bilge, Lina’ya yaklaştı:
— “Sen renkleri değil, insanların içindeki iyiliği uyandırdın.”

🎓 VERMEK İSTEDİĞİ MESAJ

Paylaşmak, sabır göstermek ve dostluğu korumak toplumun renkleridir. Her iyilik, çevremizi güzelleştirir.
Paylaş:

Benzer Hikayeler

Bu hikayeyi beğendiyseniz, bunları da seveceksiniz